| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
İşte Bağcan'ın röportajlarından başlıklar.
"Tabibu arada plak satışı 1 milyonu aşmıştı. Benim tarzım çok değişikgelmişti insanlar. Bir de Deniz Gezmiş’ler hapisteydi. Hattamillet beni Deniz Gezmiş’in nişanlısı sanmıştı, öyle birdedikodu yayılmıştı. Oysa ben onunla tanışmıyordum bile. Ama milletarasında böyle yayılmış. “Mahpushanelere GüneşDoğmuyor” türküsünü onun içinyaptığımı sanıyorlardı. Oysa ben bu şarkıyı Ankara Radyosu’nun“Köylü Saati” programında Neşet Ertaş’tanduymuştum." Bağcan ayrıca Türkiye'de yasal olarak ilkKürtçe müzik söyleyen kişinin de kendisi olduğunusöylüyor.
" 1990 yılında Anadolu konserleri düzenledim,1994 te Koçero için yayın izni alabildik. Amaöncesinde Almanya'da çıkmıştı ve Türkiye'ye korsanıgelmişti. Düşündüm bu korsancılara karşı ne yapabilirimve şu aklıma geldi. Yeni şarkılar ekleyip kaseti o şekildeçıkarayım. İşte o zaman Kürtçe "Fadike"parçasını birde bir kaç tane daha Kürtçeşarkıyı potbori halinde söyledim ve öyle çıkardık.Tabii Kürtçe söylemek için yığınlaKürtçe şarkılar dinledim. En çok Ayşe Şan'danetkilendim. O, çok otantik söylüyor. Şimdi herkesKürtçe şöyledir, böyledir diyor da ama yasalolarak ilk Kürtçe şarkı söyleyen benim. Ben bir memurçocuğu olduğum için yasal şeyler yaparım ancak, yasalprosedürü takip ediyordum."
|
| |
|
| |
Selda Bağcan'ın başından bir de vefat eden Cem Karaca'nın sevgilisi yüzünden nasıl dava açıldığını da anlattı.
"CemKaraca'nın sevgilisi yüzünden mahkemelik olduk. Bir günbaktım Hürriyet Gazetesi’nde manşet olarak çıkmışım. Neymiş ben yurtdışına ideolojik savaş yapıyormuşum. Durmadanyürüyüşler yapıyormuşum. Güney Kıbrıs’taMelike Demirağ ve Şanar Yurdatapan bir konser vermişlerdi o sıralar.Bunun haberine benim ve Cem Karaca’nın ismini de eklemiş gazete.Oysa ben Türkiye’deydim. Yine Hafta Sonu Gazetesi’ndebenzer bir haber çıktı. Güya Cem Karaca ile birlikte1979’un 1 Mayıs yürüyüşüne katılmışız veTürkiye aleyhine yürüyüş yapmışız. Gazetede birdefotoğraf var, ikimiz yürüyoruz. Cem Karaca’nın elindemegafon var. Tıpkı Ahmet Kaya olayı gibiydi. Fotoğrafta gözlerdenkaçak bir ayrıntı vardı, Cem Karaca’nın bir elinde megafondiğer elinde Kaufhof market poşeti vardı, yani alışveriştendönmüştü. Fotoğraftaki miting ise çok eskitarihli bir gösteriydi. Almanya Başbakanı’nın katıldığı birişçi yürüyüşüydü. Sonradan öğrendik ki, Cem Karaca’nın sevgilisinin eski kocası Hafta Sonu Gazetesi’nde çalışıyor. Karaca’dan intikamalmak için habere böyle bir yön vermiş. Bununla ilgilisorgulandım. Savcı bana dedi ki, “Bu adam megafonla nesöylüyor?” Bende dedim ki bütün uluslarıbirbiriyle dayanışmaya çağırıyor. Bu yüzden banaaçılan dava 2 yıl sürdü. |
| |
|
| |
Ahmet Kaya'yı Keşfeden Kadın.
"AhmetKaya ile 1985 yılında tanıştım. Eşi Gülten Kaya, benim cezaeviarkadaşımdı. Ağabeyimin müzik stüdyosu vardı, oradamüzikle ilgileniyordum. Bir gün Ahmet Kaya isminde birgenç çıkageldi: "Abla ben albüm yapmak istiyorum,yardımcı olur musun?" dedi. Ben de " Gel çal gardaş, birgörelim seni" dedim. Oturup çalmaya başladı. Çokbeğendim. Ağlama bebeğim şarkısını dinleyince, ağlayasım geldi.Gülten Kaya ile evlendiler. Daha sonra çok güzelşarkılar yaptı ömrü boyunca. En çokta şununiçin üzülüyorum, eğer bu hazin sonu yaşamasaydı,kim bilir daha ne güzel üretimler yapacaktı. Bizi güzelüretimlerden mahrum bıraktılar. |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|